kategori Arşivi: Uncategorized

Nefes almak, koklamak, bakmak, koşmak yapılan bütün eylemler bizi tatmin etmeye yönelik olsada keyif almayı bilmek en önemlisi sanırım. Hoşuna gitmeden koklamak, heyecan duymadan bakmak istemezsin bazen. Aslında yaptığın her şeyden mutluluk duymak senin elinde. Fark etmesende limitini sen belirliyor belli olan düzenli kalıpların içerisine sığdırıyorsun. Ne olmak istediğin işte burda devralıyor. Ne kadar çok olumsuzluğu çağırırsan o kadar kapından ayrılmıyor, deriz ya hep şom ağız diye. Şom ağız değil kardeşim o… Ne zaman iyiyi çağırdık ki iyi olsun? İyi olması içinde kıçımızın üstünden oturup olanları izledik. İroni kısmı olmayınca yakınmayı seçtik. Keşke bütün istediklerimiz olsa lakin öyle bir dünya ama yok işte… Birilerinden övgü beklemeyi bırakalı çok oldu. Beni övse kaç yazar diyorsun belli noktadan sonra kendini tatmin edemedikten sonra. Sana sen lazım oluyorsun. Kendini ve çevreni güzel görmedikten sonra başkalarının seni güzel görmesi de çok mühim olmuyor açıkcası. Yaptıklarından her zaman tatmin olduğun sürece başkasının sana minnet duyması…

Daha fazla oku

Bana şikayet etmediğimiz olaylardan örnek verin. Elimizde ne olursa olsun yetinmeyi bilmediğimiz ve hep daha iyisini istediğimiz. Listeleme yapsak art arda sıralarız. Çünkü neyimiz olursa olsun daha iyisini isteriz. Eksik olan ne olabilir sizce bunu istemek için hiç düşündünüz mü? Evet en iyisi bizim de hakkımız ama bu hakka sahip olmak için ne yapıyoruz sizce. Daha iyisini istemek için sizce elimizdekilerin kıymetini anlıyor muyuz? Dişimiz ağrır en önemlisi diş ya deriz, gözümüz bozulur göz çok önemli deriz, ayaklarımız su toplar ayaksız olmaz deriz ama hepsinin ayrı ayrı önemi olduğunu ve asla ayrım yapılamayacağının farkında olup kendimize iyi bakmak için asla çaba sarf etmeyiz. Sağlıksız yediğimiz besinlerin hepsini buraya sıralayabilirim. Hayatımızda ki hiç bir şeyden memnun değiliz. Hep bir şikayet yakınma oflama ve puflama. Şikayet desen gırla ama çabalama desen sıfır. Kendimizi övmeye gelince en mükemmeli bizleriz. Hayatın kısa olduğunu ve çok uyumanın bile zaman kaybı olduğunu ancak düşününce hatırlıyoruz. Oysa…

Daha fazla oku

Umutlarımızı kırıyorlar, bizi biz olan ne varsa asla kabullenmiyorlar ve yalnızlığa itiyorlar. Kendi içerimizde verdiğimiz savaşların sonucu ne olursa olsun saygı duymuyor tam tersine yargılıyorlar. Ne yaparsak yapalım bizi asla biz olarak kabul etmeyip mutlaka eksiklerimizi arıyorlar ve sonra da sevgi denen şeyin çok kıymetli olduğunu anlatarak bizi sevdiklerini söylüyorlar. Palavra olduğunu asla anlamıyorsun. Canından çok seviyorsun ve değer veriyorsun. Her ne koşulda olursa olsun canım benim o deyip dört elle sarılıyorsun. Bunu sen yapıyorsun, sen yapıyorsun yapmasına da, peki karşındaki? İçin içini yiyor değil mi. İnsanlar neden böyle neden bu kadar kötü diye düşünüp düşünüp duruyorsun ama asla nedenini bulamıyorsun. Bulamazsın çünkü insanlar, nankörlük algısını kedilere kaptırmış ne yazık ki. İnsanoğlu nankördür demek yerine kedilere yüklemişiz tüm anlamı ve işin komik yanı da kimse sorgulamamış bu durumu. Sorgulamalarına da pek gerek kalmamış zaten. İnsan kime atarsa yükü o kadar hafifletirmiş kendisini. Başkalarının düşünmesine de pek gerek yok ki. Seni…

Daha fazla oku

3/3